KADER DİYEMEZSİN SEN KENDİN ETTİN

Yaşamda başımıza gelen bazı olaylar kaderimiz midir? Alnımıza yazılmış mıdır yalnızlık? Neden bazı insanlar hep aynı olayları yaşar, hep aynı durumlardan yakınır? Yakındıkları durum ya da olay neden hep tekrarlanır? Neden sonsuz bir lanet, değişmez bir alın yazısı gibi hayatlarını sürekli mahveder? Neden sürekli acı dolu bir sil baştan yaşanır? Neden hayatına giren bütün erkekler o kadını terk eder? Neden hayatına giren bütün kadınlar o adamı aşağılar? Sürekli kendini terk edecek erkeklere âşık olan kadına,…

"KADER DİYEMEZSİN SEN KENDİN ETTİN"

ÇATLAK KOVALAR

Bizim kültürümüzdeki en çok kullandığımız deyimlerden biri de ”hatasız kul olmaz”dır. Ama günlük yaşamda hem çevremize ve en önemlisi de kendimize karşı genelde acımasız, önyargılı davranırız çoğu zaman. Gerçekten de insanın kendi değeri hakkındaki yerleşik düşünceleri, değiştirilmesi en zor olan düşüncelerdendir. Kişinin kendi kendine biçtiği değerler gerçekte aşırı genellenmiş düşüncelerden oluşur. Unutulmamalıdır ki kişiler davranışları değildir. Bu yüzden kendimizle ilgili konuşurken kendimizi damgalayacak ifadelerden kaçınmak gerekir. Ve başkaları her ne derse desin kişinin kendini kabul…

"ÇATLAK KOVALAR"

”AŞK OLSUN”

. ”AŞK”olsun…. “Hasretini, yokluğunu, sensizliği bir ateş yanığı gibi öyle acıyla duydum ki, yüreğimin etinde.Gitgide çoğalarak, gitgide derinden işleyerek. Öyle dayanılmaz oldu ki bu. Seni boğabilirdim senden kurtulmak içinçünkü seni o kadar seviyorum… “(N.H.Ran) Şairin belirttiği gibi ruhu, bedeni yakan ve tutsak eden bir şey midir aşk? Yoksa şehir yaşamının yalnızlığında kaybolan benliğimizi ararken çektiğimiz acının ilacı mıdır? Belki de İnsan soyunun sürmesi için gereken üreme içgüdüsünün süslü kelimelere dökülmüş halidir. Ya da yeterince modernleşememiş toplumlarda kapitalizmin tüketmek…

"”AŞK OLSUN”"

AŞK ŞUDUR:

Her şeyden vazgeçtim bir tek senden vazgeçemem… Bu efsane şarkı sözündeki gibidir hayat. Modern insan sayısız şeyden, önemli bir sorun yaşamadan vazgeçebilir. En sevdiği diziyi izlemeyip tekrar gösterimiyle yetinebilir. Bir süre için çok az yiyerek sıkı bir diyet yapabilir. Hatta arabasından vazgeçerek otobüsle gidip gelebilir işine. Cep telefonunu bir kenara bırakıp elektronik postayla yetinebilir ya da. Ama bir tek şeyden vazgeçemez: Sevgi dolu bir ilişki içinde yaşanan duygusal yakınlıktan. Seviliyor olma duygusu, diğer insanlara yakın…

"AŞK ŞUDUR:"

EVET BİR YILIN DAHA SONUNA VE YENİ BİR YILINDA BAŞLANGIÇ DÖNEMİNE GELDİK

Her yıl bu dönemlerde ben de çoğumuz gibi geçecek yılın muhasebesini ve yeni gelen yılla ilgili umutlarımı, hayallerimi, beklentilerimi gözden geçiririm. Esasında değişenin sadece takvim yaprakları ya da rakamlar olmadığını düşünüyorum. Ama sadece yeni yılında,  bizlere bir anda mutluluk, iyilik, şans getirmeyeceğinin de farkındayım. Hani her yeni yılın ilk sabahında yapılan o espri gibi ; nerede para, aşk, mutluluk??? Yeni yılın yani 2020’nin bir önceki yıldan farklı olabilmesi için öncelikle bizim bazı şeyleri farklı yapmamız…

"EVET BİR YILIN DAHA SONUNA VE YENİ BİR YILINDA BAŞLANGIÇ DÖNEMİNE GELDİK"

AŞK ACITIR MI?

“Aşk kusurlara daima kör, Daima zevke yatkın, Kural tanımaz, kanatlı, taşkın, Kırar tüm zincirlerini zihnin.” W. Blake Tabii ki bu kadar taşkın, coşkulu olan bir duygunun kişiye hele de bittiği noktada yani ilişkinin sonlandığı noktada acı vermesi kaçınılmaz. Aşk çoğu insanın karşı koyamadığı en güçlü duygulardan biri. Aşık olunduğunda akan sular duruyor. Önümüz, arkamız, sağımız, solumuz aşkla, aşık olunanla dolup taşıyor. Aşık olunan için herşey yapılıyor, onun uğruna nelerden vazgeçilmiyor ki? Her mesajda, her aramada…

"AŞK ACITIR MI?"

GEÇMİŞİN OLUMSUZLUKLARINDAN ARINMA

…W.Faulkner;”Geçmiş asla sona ermez,hatta geçmez bile”der..Çoğumuz geçmişimizi arkada bırakıp ilerlemek istememize rağmen,hayatımızın şimdiki döneminde ebeveynlerimizin ya da aramızda çözümlenmemiş sorunların olduğu başka kişilerin rollerini şu anda yanımızda,hayatımızda olan yeni kişilere yükleyerek devam ederiz.Freud buna ‘aktarım’adını vermiştir.Aktarım yaptığımızda,geçmişte hissettiklerimiz ve inandıklarımız şimdi kurduğumuz ilişkilerde yeniden ortaya çıkar.Ve kişi bunu bilinçsiz yapar.Farkında olmaksızın;eşimizde,sevgilimizde,arkadaşlarımızda,rakiplerimizde ve hatta yabancılarda geçmişimizin önemli anılarını,figürlerini görürüz.Aktardığımız şeyler;duygularımız,inançlarımız,ihtiyaçlarımız,beklentilerimiz,ön yargılarımız,hayallerimizdir.Aktarım görülmez olanı görülür kılmanın;içimizdeki dile getirilmemiş acıklı hikayeyi dile getirmenin veya E.Becker’in deyişiyle,”hayata dair beceriksizce…

"GEÇMİŞİN OLUMSUZLUKLARINDAN ARINMA"