Etiket: COVİD-19

  • Büyükşehir’in 10 otobüs hattı ALES için çalışacak

    Büyükşehir’in 10 otobüs hattı ALES için çalışacak

    2 Mayıs 2021 Pazar günü yapılacak ALES için Denizli Büyükşehir Belediyesinin ana arterlerde hizmet veren 10 otobüs hattı çalışacak. Otobüsler sınava gireceklere ve sınav görevlilerine ücretsiz olacak.

    Denizli Büyükşehir Belediyesinin ana arterlerde bulunan 10 otobüs hattı, 2Mayıs 2021 Pazar günü yapılacak Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (ALES) için çalışacak. Bu kapsamda Denizli Büyükşehir Belediyesi otobüslerinin 110, 120, 130, 190, 210, 270, 300, 320, 340 ve 350 numaralı otobüsleri görevde olacak. Otobüsler ilk seferlerine sabah saat 07.00’da başlarken, son seferlerini ise saat 13.00’de yapacak. ALES’e girecekler sınav giriş belgelerini, sınav görevlileri ise görev belgelerini otobüs şoförlerine göstererek, belediye otobüslerinde ücretsiz faydalanabilecek. Otobüs kullanacaklar otobüs saatlerinin detaylarına https://ulasim.denizli.bel.tr adresinden ulaşabilecek.

    Otobüsler 03 – 07 Mayıs tarihleri arası çalışacak

    Öte yandan Denizli Büyükşehir Belediyesi otobüslerin in önümüzdeki hafta içi de çalışacağı belirtildi. Belediye otobüsleri 03 – 07 Mayıs tarihleri arası da hizmette olacak. Vatandaşlar belirtilen tarihler arasında otobüs kalkış saatlerini ulaşım portalından (https://ulasim.denizli.bel.tr) öğrenebilecek.

  • SEDEF HASTALIĞI TEK BAŞINA COVİD-19 İÇİN RİSK OLUŞTURMAZ

    SEDEF HASTALIĞI TEK BAŞINA COVİD-19 İÇİN RİSK OLUŞTURMAZ

    Uygun tedaviyle sedef hastalığı kontrol altına alınabilir

    Sedef hastalığı kroniktir ama bulaşıcı değildir

    Yalnızca bir cilt hastalığı olarak bilinen sedef hastalığına(psoriasis), eklem tutulumu, obezite, şeker hastalığı, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, damar sertliği, kalp krizi, Crohn ve Ülseratif Kolit gibi iltihabi barsak hastalıkları eşlik edebilir. 29 Ekim Dünya Psoriasis Günü vesilesiyle İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Bölümü Uzmanı, Türk Dermatoloji Derneği Psoriasis Çalışma Grubu Yürütme Kurulu Üyesi-Sekreteri Doç. Dr. Didem Didar Balcı önemli bilgiler paylaştı.

    Sedef (psoriasis) hastalığı,uzun süre devamlılık gösterebilen (kronik) bir deri hastalığı olup, en sık görülen plak tipinde (psoriasisvulgaris), sağlam deriden keskin sınırla ayrılabilen, deriden kabarık kızarıklıklar ve bunların üzerini kaplayan sedef renkte pullanmalarla karakterizedir.Bağışıklık sistemi, genetik ve çevresel faktörler hastalığın oluşumunda rol oynayan unsurlardır. Kaşıma, yolma gibi travmatik durumlar, alkol, stres, sigara, bazı ilaçlar, aşırı güneşlenme ve güneş yanıkları hastalığı tetikleyebilir, ataklara yol açabilir. 

    Sedef, bebeklikveyaşlılıkdönemiarasındaherhangibirdönemdeortayaçıkabilir

    İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Bölümü Uzmanı, Türk Dermatoloji Derneği Psoriasis Çalışma Grubu Yürütme Kurulu Üyesi-Sekreteri Doç. Dr. Didem Didar Balcı: “Psoriasis, bebeklik ve yaşlılık dönemi arasında herhangi bir dönemde ortaya çıkabilmektedir. 20-30 ve 50-60 yaşları, en sık başlangıç yaşlarıdır.Kaşıma, yolma gibi travmatik durumlar; alkol, stres, sigara, bazı ilaçlar, aşırı güneşlenme ve güneş yanıkları hastalığı tetikleyebilir, ataklara yol açabilir. 

    Hastalık hafif, orta yada şiddetli evrede olabilir. Erken evrede tanı hastalığa eşlik edebilecek kalp krizi riski, damar sertliği riski, obezite ve eklem tutulumunun tedavi ve takiple azaltılmasını ve hastanın doğru tedaviye kısa zamanda ulaşarak yaşam kalitesinin bozulmasını engeller.

    Sedef hastalarının %30-40’ının birinci dereceden akrabalarında da hastalık var

    Psoriasisli hastaların yaklaşık %30-40’ının birinci dereceden akrabalarında da psoriasis saptanmaktadır diyen Doç. Dr. Didem Didar Balcı: “Çift yumurta ikizlerinin her ikisinde de psoriasis görülme riskinin %15- 30, tek yumurta ikizlerinde ise %65-72 gibi yüksek oranda olduğu saptanmıştır.” ABD’de %3.2, Norveç’te %11,4, batı ülkelerindeki psoriasisgörülme oranı %2-4olarak bildirilmişken, ülkemizden üç çalışma vardır; Trabzon ilindeki psoriasisgörülme oranı erişkin nüfusta %1,1 olarak, Bolu’nun Mudurnu ilçesinde görülme oranı %0,5 olarak saptanmıştır.Ankara’da bir üniversite dermatoloji polikliniğine başvuran hastalar arasında ise psoriasis hastalarının görülme oranı %1,3 bildirilmiştir.”

    Sedefin kronik bir hastalık olduğu konusunda aile ve çocuğa eğitim verilmelidir

    Çocukluk çağında (<18 yaş) sedef hastalığı görülme oranı %0-1,37 arasındadır diye ifade eden Doç. Dr. Didem Didar Balcı:“Hastanın yaşı, cinsiyeti, hastalığın tutulum yerleri ve şiddeti, eşlik eden diğer hastalıklar, hastanın yaşam kalitesi, sosyoekonomik düzey tedavi seçiminde değerlendirilmelidir. Ayrıca hastalığın kronik olduğu hakkında aileye ve çocuğa eğitim verilmeli, tetikleyici faktörlerden uzak durulmasının önemi vurgulanmalıdır.Hastalar ve ebeveynlerine hastalığın kontrolü ile iyileşmenin sağlanabileceği anlatılmalı, kendiliğinden iyileşmenin yanı sıra hastalığın tekrarlayıcı olduğu ve hayat boyu süreceği konusu da vurgulanmalıdır.Bazıüst solunum yolu enfeksiyonları veya diğerinfeksiyon odaklarının tedavi edilmesi önemlidir. Hastalığın şiddetine göre topikal tedavi, fototerapi gibi geleneksel sistemik tedaviler ya da hedefe yönelik gelişmiş tedaviler kullanabilmekteyiz.”

    Uygun tedaviyle sedef kontrol altına alınabilir

    Hastanın yaşı, cinsiyeti, hastalığın tutulum yerleri ve şiddeti, eşlik eden hastalıklar, hastanın yaşam kalitesi, sosyoekonomik düzeyi tedavi seçiminde önemlidir vurgusu yapanDoç. Dr. Didem Didar Balcı:“Hastalığın kronik olduğu hakkında hastaya bilgi verilmeli, sigara, alkol, travma vb. tetikleyici faktörlerden uzak durulmasının önemi vurgulanmalıdır. Obeziteye dikkat etmeleri, düşük karbonhidratlı diyet ve egzersiz önerilmelidir. Sedef hastalarına, hastalıklarında dermatologları ile tedavi ve düzenli takiple iyileşmenin sağlanabileceği anlatılmalıdır. Hastalık zaman zaman tekrarlayıcı olabilir ve hayat boyu sürebilir ancak dermatoloji hekimleriyle ve uygun tedaviyle kontrol mümkün olacaktır.”

    Sedef bulaşıcı bir hastalık değildir

    Sedef hastalığı hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkileyen, damgalanma hissiyle, anksiyete, depresyon gibi rahatsızlıklara sebep olan bir hastalıktır diyen Doç. Dr. Didem Didar Balcı:“Bu hastalık cinsel yaşamda, boş zaman aktivitelerini, spor aktivitelerini geçirmede, kıyafet seçiminde, arkadaşlık ilişkilerinde zorlanmaya neden olmaktadır. Çocuklar okula gitmek istememektedir. Bulaşıcı bir hastalık değildir. Ancak bu yanlış kanıdan dolayıda toplumdan izole olmaktadırlar.”

    Sedef hastalığı tek başına Covid-19 için risk oluşturmaz

    Doç. Dr. Didem Didar Balcı:“Sedef hastaları da toplumun uyduğu genel izolasyon tedbirlerine uymalıdırlar. Pandemi döneminde gelişmiş tedavi kullanan hastaların normal toplumdaki insanlarla Covid-19 geçirme sıklığı ve şiddeti aynı düzeyde bildirilmiştir. Bu dönemde korona enfeksiyonu olanlar tedavileri için hekimleriile iletişim halinde olmalıdır.” dedi.

  • Büyükşehir’den öğrenci servislerine sıkı denetim

    Büyükşehir’den öğrenci servislerine sıkı denetim

    Denizli Büyükşehir Belediyesi, okulların normal eğitime açılmasıyla birlikte okul servis araçlarında denetimlere başlattı. Öğrencilerin can güvenliğinin en üst seviyede tutulması ve herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için araçlar tek tek denetimden geçiyor.

    Denizli Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı, okulların normal eğitim öğretime açılması ve aşamalı olarak yüz yüze eğitimin başlamasıyla birlikte öğrenci servis araçlarında denetimlere başladı. Denetime Denizli Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı ve Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri ile birlikte Denizli İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri katıldı. Bahçelievler Mahallesi’nde yapılan denetimde ekipler öncelikle araçlarda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığını kontrol ederek, servislerin bu konuda hassas olmaları konusunda uyarılarda bulundu. 

    Tüm servis araçları denetlenecek

    Denizli Büyükşehir Belediyesi ekipleri yapılan uygulamada ayrıca araçların yaşı başta olmak üzere servis araçlarında olması zorunlu olan otomatik kapı sensorü, emniyet kemeri, kamera sistemi, araç takip sistemi, ışıklı dur levhası, yangın tüpü, ilk yardım çantası ve açılan camlarda parmaklık olması gibi geniş kapsamlı bir denetim gerçekleştirdi. Denizli Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin “S” plakaya sahip tüm servis araçlarını rutin aralıklarla denetleyeceği belirtildi. 

  • COVİD-19 KEDİDEN KÖPEKTEN BİZE BULAŞIR MI ?

    COVİD-19 KEDİDEN KÖPEKTEN BİZE BULAŞIR MI ?

       

     

    Çin’in Wuhan kentinde ilk olarak bir balık pazarında ortaya çıkan ve Covid-19 adı verilen koronavirüs tüm dünyaya yayılarak Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından pandemi ilan edilmesine ve binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden oldu. Özellikle uzmanlar ve devlet büyüklerinin açıklamalarını hergün dört gözle beklerken alınacak tedbirleri ve neler yapmamız gerektiği konusunda da bilgileniyoruz. Fakat evde veya sokakta yaşayan can dostlarımız için neler yapabiliriz. Bu süreci nasıl hep beraber atlarız ve aklımızda ki binlerce soru işaretleri… Her zaman hekimlerimizin fikirlerini almamız gereklidir. Hatta can dostlarımızın rutin kontrollerini mutlaka yaptırarak bağışıklık sisteminin düşmemesi için dengeli beslemeli ve strese girmesini engellemeliyiz. Sokakta yaşayan dostlarımızı da unutmamalı özellikle beslenmeleri konusunda onlara ortam hazırlamalıyız. Onların sağlığını düşünürken kendi sağlığımızıda dikkat etmeliyiz.

    fbt

    Evcil hayvan sahibi hasta olsa bile hayvanının üzerine hapşurup, tıksırdığında dahi hayvanın hastalanması söz konusu değildir. Tabiki bugün ki bilgiler ve araştırmalara göre konuşmakta yarar vardır. Virüsler suya, masaya, köpeğe de bulaşsa bunların dışarıda çoğalması söz konusu değildir. Köpeğin tüyü, derisi enfektif değildir. Çoğalmazlar. Dünyayı ele geçiren Covid-19’dan korunmak için insanlar kendilerine uyguladığı bütün hijyen kurallarını evcil hayvanları için de uygulaması gerekmektedir.

    btf

    Bugünki verilere göre Covid-19’un evcil hayvanı hasta etmemesinin ya da evcil hayvanın vücudunda üreyememesinin onun bu hastalığı taşıyamıyacağı anlamına gelmez. Örneğin; hasta bireyin hapşurup tıksırması sonrası o partiküllerin köpek yada kedinin tüylerine yapıştığı ve bir başka kişinin köpeğin veya kedinin tüyleriyle kontamine olup diğer bir insana bulaştırabileceğini unutmamak lazım.Bundan dolayı kendimiz için nasıl önlemler alıyorsak, can dostlarımız için de bir o kadar tedbir almalıyız.

    Her zaman söylediğimiz gibi bir hayvanı seviyorsak sevmeden önce de sevdikten sonrada mutlaka ellerimizi sabunlu suyla yıkamalıyız. Bu süreçte kalabalık ortamlarla onları muhatap etmemeliyiz. Dışarıdan eve getirdiğimizde dezenfektanlarla veya dezenfektanlı mendillerle onların patilerini ayaklarını silip temizlemeliyiz. Gerekirse ellerimize eldivenlerimizi giyip kuru şampuanla üzerlerindeki tüyleri taramalıyız. Ne olursa olsun mekanik bulaşmayı engellemek için tedbiri elden bırakmamalıyız.

    Covid-19 insandan insana bulaşan bir hastalıktır. Bugüne kadarda sadece sahibinden virüsü alan bir köpekte virüs bulunmuş ancak ondanda virüs atılımı veya bir insana bulaştırabilecek düzeyde olmadığı tespit edilmiştir. Panik yapmamak gerekir. Sevdiklerimizle daha güzel bir hayat geçirebilmek için uzmanların aldığı kararlara ve hijyen kurallarına uyarak bu hastalığın önüne geçebiliriz.Unutmayalım sen, ben yok  BİZ VARIZ ..!

  • BÜYÜKŞEHİR OTOBÜSLERİNDE HİJYEN ÖN PLANDA

    BÜYÜKŞEHİR OTOBÜSLERİNDE HİJYEN ÖN PLANDA

    Denizli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren tüm toplu taşıma araçlarında her gün yapılan temizlik ve dezenfeksiyon işlemleri hassasiyetle devam ediyor.

    Denizli’de şehir içi toplu ulaşım hizmeti veren Denizli Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. bünyesindeki toplu taşıma araçlarının temizlik ve dezenfeksiyon işlemleri aksatılmadan yapılıyor. Denizli Büyükşehir Belediyesinin şehir içinde hizmet verdiği 230 otobüsü ile Çardak Havaalanı ulaşımını sağlayan toplu taşıma araçları vatandaşların hijyenik bir ortamda seyahat etmesi için her gün iç-dış temizlik ve dezenfeksiyon işlemlerinden geçiriliyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi Otobüs İşletmesi Tesisleri’nde yapılan otobüs temizliği için Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından ruhsatlı biyosidal ürünler kullanılıyor. Otobüsler seferlerine çıkmadan önce mutlaka temizlik ve dezenfeksiyon işlemlerinden geçiriliyor.

    “Büyük hassasiyet gösteriliyor”

    Denizli Büyükşehir Belediyesi Ulaşım AŞ. Genel Müdürü Mustafa Gökoğlan, 230 otobüs ile Denizlililere şehir içi toplu taşıma hizmeti verdiklerini belirterek, “Salgın süreci ile birlikte otobüslerimizin temizlik hijyeni için son derece hassas davranıyoruz. Tüm araçlarımız hem gece hem de gündüz görev bitiminde mutlaka dezenfeksiyon ve temizlik işlemlerinden geçiriliyor” dedi. Haziran ayından itibaren Denizli’nin havaalanı ulaşımını da Büyükşehir olarak yaptıklarını ifade eden Gökoğlan, “Aynı hassas temizliği yine bu araçlarımız için de yapıyoruz. Vatandaşlarımıza en temiz ve hijyenik bir ortamda seyahat sağlamak için büyük bir hassasiyet gösteriyoruz” ifadelerini kullandı

  • BÜYÜKŞEHİR HAVUZLARI DAHA DA GÜVENLİ

    BÜYÜKŞEHİR HAVUZLARI DAHA DA GÜVENLİ

    Yüzme eğitmenlerine cankurtaranlık sertifikası

    Denizli Büyükşehir Belediyesinin 8 ayrı kapalı yüzme havuzu ve spor kompleksinde görev yapan yüzme eğitmenlerine yönelik “Bronz Cankurtaranlık” sertifika programı düzenlendi.

    Denizli Büyükşehir Belediyesinin il merkezi ve ilçelerde hayata geçirdiği toplam 8 kapalı yüzme havuzu ve spor kompleksinde görev yapan yüzme eğitmenlerine yönelik “Bronz Cankurtaranlık” eğitim programı düzenlendi. Denizli Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığının düzenlediği programda, kentteki 8 ayrı kapalı yüzme havuzu ve spor kompleksinde görev yapan 19 yüzme eğitmenine cankurtaranlık eğitimi verildi. Resif Dalış ve Cankurtaran Eğitim Merkezi eğitmeni Ümit Can Kaya ve Melike Ayşe Şahin tarafından 3 gün boyunca süren eğitimler teorik ve pratik olarak uygulandı. Teorik eğitimler Büyükşehir Belediyesi Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’nde, pratik uygulamalar ise Büyükşehir Belediyesi Çakmak-Karahasanlı Kapalı Yüzme Havuzu ve Spor Kompleksi’nde gerçekleştirildi.

    Eğitimler TSSF ve ILS standartlarında

    Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) ve Uluslararası Cankurtaran Federasyonu (ILS) standartlarına göre yapılan teorik eğitimde, cankurtaran istasyon ve malzemeleri, cankurtaran bayrakları, anatomi, kanamalar, yara sargıları, ilkyardım ve kazazedeyi yatırma ve taşıma teknikleri; su çalışmalarında ise yüzme teknikleri, kazazede taşıma, sudan çıkarma teknikleri ve pratikleri, boğuşma teknikleri ve pratikleri ve ekipman kullanımı gösterildi. Eğitimler sonunda başarılı olan Büyükşehir Belediyesinin 19 yüzme eğitmeni Bronz Cankurtaran sertifikası almaya hak kazandı.

  • PROF. DR. ÖZDEL, COVİD-19′ UN PSİKOLOJİK YÖNÜNÜ ELE ALDI

    PROF. DR. ÖZDEL, COVİD-19′ UN PSİKOLOJİK YÖNÜNÜ ELE ALDI

    Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Tıp Fakültesi Dâhili Tıp Bilimleri Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Özdel, Koronavirüs (Covid-19) salgını ile mücadelede en etkili korunma yolu olarak kabul edilen, bireyin kendini karantinaya alması sonucunda meydana gelebilecek olumsuz psikolojik etkileri en aza indirebilmek için yapılması gerekenleri anlattı.

    Konuşmasına 2019 yılının sonunda ortaya çıkan Covid-19 nedeniyle bireylerin, içinde bulunduğu ölüm kaygısıyla derinden sarsıldıklarını söyleyerek başlayan Prof. Dr. Osman Özdel, virüsün neden olduğu ölümler sonrasında insanoğlunun ölümle yüz yüze geldiğini ifade etti. Yaşanılan bu sürecin bir travma olarak değerlendirilebileceğini ifade eden Prof. Dr. Özdel, insanların önce bir şok yaşadığını, sonrasında “bize bir şey olmaz” gibi bir düşünceyle inkâr sürecine geçtiklerini ve bu virüse yakalanan bireylerin zihinlerinde ise “neden ben?” sorusunun oluştuğunu, kayıpların sayısı arttıkça da toplumların hangi önlemleri eksik aldıklarını sorgulamaya başladıklarını söyledi. Bundan sonraki süreçte de kabullenmenin yaşanacağını belirtti.

    “Bu süreçten psikolojik olarak olumsuz etkilenmemek için çoktandır yapmayı ihmal ettiğimiz hobileri, uğraşıları tekrar gündeme getirebiliriz”

    Bu süreçte insanların en önemli ihtiyaçlarından birinin de doğru bilgilendirilme olduğunu ifade eden Prof. Dr. Osman Özdel, Ülkemizde bu bilgilendirmenin sağlıklı olarak yapıldığını dile getirdi. Salgınla mücadelede en önemli korunma yolunun kişisel izolasyon olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özdel: “Bireyler kişisel izolasyon koşullarına kayıtsız şartsız uymalıdır. İzolasyon elbette insanın sınırlarını zorlayan, hayatını kısıtlayan bir durumdur. O zaman bu sınırlı hayatta nasıl bunu keyifli hale dönüştürebiliriz, bunun üzerine düşünmeliyiz. Bu süreçte teknolojik bir değişim yaşanacak. İnternet üzerinden dersler, konferanslar gibi örnekleri görüyoruz. Bunlarla birlikte teknolojinin getirdiği iletişim kavramı hayatımıza girmeye başladı. Bu süreçten psikolojik olarak olumsuz etkilenmemek için çoktandır yapmayı ihmal ettiğimiz hobileri, uğraşıları tekrar gündeme getirebiliriz. İnsanlar dönüp iç isteklerine tekrar bakmalıdır. Neleri önemsemedi bunları gözden geçirmelidir. Kitap okumaya daha fazla zaman ayırabiliriz ya da sevdiklerimizle telefonda daha çok konuşabiliriz. Yaşadıklarımızı, duygularımızı yazabiliriz. Bu yazdıklarımız, ileride bizlere yaşam biçimimize ait önemli bir anı olacaktır” şeklinde izolasyon sürecinden psikolojik olarak olumsuz etkilenmemek adına yapılabilecekleri sıraladı. Covid-19 salgını ile kişilerin yeni alışkanlıklarının salgın sonrasında da bir süre daha devam edebileceğini ve insanların bir süre kendini toplumdan uzak tutabileceğini ifade eden Prof. Dr. Özdel, bireyci yaklaşıma karşı toplum dinamiklerinin baskın gelerek, toplum içinde var olan insanın yine toplum içine karışacağını söyledi.

    “Tüm bu yaşananların bir süreç olduğunu unutmamalıyız”

    Virüse yakalanma kaygısıyla başa çıkma konusunda sakin olmaya çalışmak gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Osman Özdel, tüm bu yaşanılanların da bir süreç olduğunu unutmamak ve umudu diri tutmak gerektiğini söyledi.

    Covid-19 salgının en olumsuz etkisi olarak görülen ölümlerin, hayatını kaybeden kişilerin yakınlarında da derin bir üzüntü ve yasa neden olduğunu belirten Prof. Dr. Osman Özdel, bu süreçte salgında can kayıplarının fazla olan ülkelerde toplumsal bir yas havasının yaşadığını, evlerde artık hüzünlü şarkıların çalındığını söyledi. Yaşanılan acı ve yasın paylaşılmasının bu hüzün durumunun atlatılmasında önemli bir etmen olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özdel, zamanında yaşanmayan yasın, sonrasında faizi ile geri döneceğine dikkat çekti.

    Salgından tedavi süreci sonrasında virüsü yenerek kurtulan bireylerin, bu salgınla hali hazırda mücadele eden hastalar için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Osman Özdel, iyileşen hastaların elde ettikleri başarıları diğer bireylerle paylaşmalarının, kişilerin baş edebilme gücünü de arttıracağını sözlerine ekledi.