
Sanat tarihini incelediğimizde kadınların ne yazık ki çoğu zaman gölgede kaldığını görürüz. Erkek egemen anlatılar içinde yalnızca birkaç isim öne çıkarılırken, birçok kadın sanatçının hikayesi unutuldu ya da üzeri geçmişin tozlarıyla kaplandı, hiç anlatılmadı. Frida Kahlo’yu hepimiz bir şekilde biliyoruz veya haberdarız öyle değil mi? Peki ya Remedios Varo ve diğerleri?
1908 yılında İspanya’da doğan Remedios Varo’nun hayatı tıpkı resimleri gibi gerçek ile hayalin iç içe geçtiği bir yolculuktu. Çocukluğunda mühendis olan babasının teknik çizim defterleriyle tanıştı. Bu ileride eserlerine yansıyacak olan bilimsel detayların ilk tohumuydu. Babası onu sık sık müze gezilerine götürdü ve sanatsal çabalarını destekledi. Gençliğinde rüyalara ilgi duyan Varo gelecekte resimlerine konu olacak fantastik temalarda hikayeler yazmaya başladı.
1924’te Varo, sanat eğitimi için Madrid’e gitti. Burada Manuel Benedito’dan yağlı boya dersleri aldı. Bu tarihlerde sürrealist sanat akımı ön plana çıkmaya başlamıştı. Başta Salvador Dali olmakla beraber bir çok sürrealist ressam yaşamak için Madrid’i tercih etmişti. Remedios Varo’nun da ilgisi sürrealizme kaydı. Varo eğitimini tamamladıktan sonra evlendi ama Avrupa’daki politik karışıklıklar çifti önce Paris’e sonra savaş yıllarında Meksika’ya sürükledi. Meksika’da özgürce üretmeye başladı. Rüyalar, simya ve mistisizm dolu tablolarıyla kendi evrenini kurdu. Kimi zaman bilim kadını, kimi zaman büyücü, kimi zaman yalnız bir yolcuydu tablolarında.

Remedios Varo eserlerinde sıradan bir dünyayı değil, hayal gücünün sınırsız evrenini resmetti. Resimlerindeki karakterler genellikle ince, uzun siluetlerdi. Kalp şeklinde yüzleri, uzun burunları ve badem şeklindeki gözleriyle kendisini resmettiğini düşünen sanat tarihçileri bulunmaktadır. Aynı zamanda bu karakterler başka bir boyuttan gelmiş izlenimi verirler. Varo eserlerinde sık sık bilim, simya ve doğaüstü öğeleri birleştirdi. Makine gibi işleyen doğa manzaraları, laboratuar sahneleri ve büyü ritüelleri resmetti. Işık ve mekan kullanımı ise çok özel; kapalı alanlar, labirente dönüşen odalar, içsel yolculuğu simgeler. Eserlerinde varoluş, özgürlük, bilgelik ve dönüşüm gibi derin temalar işledi.
Kadın figürleri eserlerinde merkezdeydi; pasif değil, yaratıcı ve bilgeliği arayan karakterlerdi. Renk paletinde genellikle yumuşak, rüya gibi tonlar kullandı.Pastel renkler ile gizemli bir atmosfer yarattı. Varo’nun eserleri gerçek dünya ile ruhsal dünyanın ince bir çizgide buluştuğu sahnelerdi.

Sanat tarihçisi Deborah Haynes’e göre Remedios Varo sürrealist hareketi yöneten kadın düşmanı görüşlerin ataerkil düzenine çomak soktu. Varo’nun eserleri Meksika’da tanınsa da henüz dünyanın geri kalanına yeterince ulaşmış değil. Remedios Varo, 1963 yılında henüz 55 yaşındayken hayata veda etti. Ardında ise hayal gücünün sınırlarını zorlayan düşsel bir dünya bıraktı.










