Cuma, Mayıs 27, 2022
Ana SayfaGÜNCELDENİZLİ LIFE DERGİSİ – DOÇ. DR. BURKAY K. KAÇIRA RÖPORTAJI

DENİZLİ LIFE DERGİSİ – DOÇ. DR. BURKAY K. KAÇIRA RÖPORTAJI

Burkay Bey öncelikle Denizli’ye hoş geldiniz. Sizi yakından tanımak istiyoruz. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1976 Osmaniye doğumluyum. Çocukluğum ve lise yıllarım Mersin’de geçti. Daha sonra İzmir Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi için İzmir’e yerleştim. Üniversite eğitimimi İzmir’de tamamladım. Sonrasında ihtisasım için Konya Selçuk Üniversitesi’e geçtim. Ortopedi ve Travmatoloji ihtisasımı Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladıktan sonra devlet hizmet yükümlülüğümü yerine getirmek için Erzurum Oltu Devlet Hastanesi’nde 3 yıl çalıştım. Bu süre zarfında bana ihtisas yaptığım tıp fakültesinden hocalık teklifi geldi. Ve 2010 yılında Yrd. Doç. olarak göreve başladım. Daha sonra ismi Necmettin Erbakan Üniversitesi olarak adı değişti ve doçentliğimi de oradan aldım.

Denizli ile yollarınız nasıl keşişti?

Şu an burada görev yapan değerli abim Ortopedi ve Travmatoloji, El Cerrahisi ve Mikrocerrahi Uzmanı Prof. Dr. M. Nazım Karalezli ile Konya’dan tanışıyorduk. Onun yanına gelip giderken iş üzerine sohbetimiz oldu sonrasında hastane yönetimi ve hekimleri ile tanıştık, kısa sürede enerjiler tuttu aramızda bir bağ oluştu. 

Denizli’yi nasıl buldunuz?

Bu coğrafyayı çok seviyorum. Tarih ve arkeoloji merakım sebebiyle Denizli’ye daha önce gelmiştim. Burada çok güzel antik kentler var. Hierapolis, Laodikya, Pamukkale gibi. Yamaç paraşütü merakım olduğundan dolayı Çökelez dağında travertenlerin üzerinde yamaç paraşütü yaptım.

Onun dışında Denizli lokasyon itibari ile çok iyi konumda. Tatillerimin çoğunu genelde Akyaka ve Bodrum’da geçirirdim. İzmir’de de çok arkadaşım var. Bu saydığım yerlere de çok yakın. Denizli’nin iklimi güzel, insanları sıcakkanlı, samimi bir yaklaşımları var. Denizlililer insana uzun yıllardır tanışıyor ve burada yaşıyor gibi hissettiriyorlar bu da benim alışma sürecimi hızlandırıyor.

Özel Denizli Cerrahi Hastanesi’ni daha önce duymuş muydunuz?

Biliyordum. Ege tıp mezunu olduğum için Denizli’de ve Cerrahi Hastanesi’nde çalışan arkadaşlarım vardı. Denizli’nin önde gelen büyük, kurumsal hastanelerinden biri olduğunu da biliyordum. O nedenle görüşme yapıldığında bu coğrafyayı sevdiğim için çok heveslendim. Hastanenin çok güvenilir, kurumsal, büyük bir aile gibi olması hem iş anlamında hem sosyal anlamda kafamda çok soru işareti kalmadığı için burada çalışmayı ve Denizli’de yaşamayı tercih ettim. Yeni geldim ama her şey çok keyifli gidiyor, az önce de dediğim gibi uzun yıllardır burada yaşıyor gibi hissediyorum. Her gün hekim arkadaşlarım ziyaretime geliyor, uğruyor, hal hatır soruyorlar gerçekten de şanslıyım diyebilirim.

Yeni gelmenize rağmen hasta yoğunluğunuz fazla. Böyle bir yoğunluk bekliyor muydunuz?

Aslında çok beklemiyordum. Çünkü Konya’dan ayrılıp hemen buraya başladım. Burada çok hummalı bir tanıtım çalışması yapılıyor benim için özellikle Kurumsal İletişim ve Pazarlama ekibi inanılmaz bir efor harcıyor. Denizli’ye gelişim ve burada göreve başlamam ile ilgili titiz bir çalışma yürütüyorlar. Ne zaman ne yapacağımız belli, her şey planlı ve profesyonel ilerliyor. İlk haftam olmasına rağmen duyanlar randevu alıp geliyor, sağ olsunlar. Ben de Denizlililerin bu ilgi ve güvenine layık olmaya çalışıyorum, hatta onlara bu güvenden dolayı çok teşekkür ediyorum. Özellikle omurga eğrilikleri, omurga şekil bozuklukları, omurga yaralanmaları, leğen kemiği yaralanmaları, kalça problemleri asıl uzmanlık alanım ve ağırlıklı olarak çalıştığım konu bu. Bu alanlarda sağlık problemi yaşayan çok hasta var. Ortopedi kapsadığı alan itibari ile çok geniş bir branş.

Pandeminin getirdiği bir hareketsizlik var ve bunun yanı sıra herkesin elinde sürekli cep telefonu görüyoruz.. İlerde ne tür hastalıklar öngörüyorsunuz? Bu hastalıkları önlemek için neler öneriyorsunuz?

Şimdi şöyle teknolojinin, cep telefonlarının literatüre soktuğu hastalıklar var. Bunlardan bir tanesi de akıllı telefon boynu hastalığı. Bu tamamen insan anatomisine ve ergonomiye aykırı, telefonla çok uzun süre vakit geçiren insanlarda gördüğümüz bir hastalık, boyun düzleşmesiyle başlıyor. Ve bu düzleşme uzun vadede ciddi şekil bozukluklarına, boyun fıtığına, boyun kireçlemesine dönebiliyor. Buraya gelmeden baş ve sırt ağrılarına neden olabiliyor. Özellikle pandemide çocuklar çok hareketsiz kaldı. Online derslerde saatlerce ders dinlediler. Özellikle omurga şekil bozukluklarıyla ilgileniyorum ve bununla ilgili bana çok soru geliyor. Bu dönemde küçük yaş grubu hastalar çok oluyor. Şimdi yapısal bir şekil bozukluğunun dışında duruş bozukluğu olan çocuklar da geliyor. Sadece duruş bozukluğu değil sırt ağrısı, bel ağrısı gibi daha önce çok sık karşılaşmadığımız hastalar geliyor. Tamamen uzun süreli hareketsizlik, cep telefonu, tablet, bilgisayar başında uzun süre sabit kalmaktan kaynaklanıyor.

Bu duruş bozukluklarında önerebileceğiniz neler var? Fizik tedavinin dışında aktif sporu da öneriyor musunuz?

Bunun tek çözümü aktif spor ve masa başında çalışıyorsak ya da nasıl bir iş yapıyorsak masa başı ergonomisinin düzenlenmesi. Örneğin bilgisayar başında çalışıyorsak alabileceğimiz önlemler var. Ekranı biraz daha yukarı kaldırmak. Göz seviyemize ne kadar yaklaştırırsak aşağı doğru bakmak zorunda kalmayız. Aşağı doğru bakıyorsak boyun ve sırt kaslarımızı güçlendirip başın ağırlığını kas kuvvetiyle taşımasını sağlayabiliriz. Yani artık spor ve yaptığımız işle ilgili ergonomik düzenlemeler yapmamız şart. Bizim en çok zorlandığımız şey, duruş bozuklukları ve bel ağrılarında bu ağrıların büyük bir kısmı mekanik ağrılardır. Kötü kullanıma bağlı ağrılardır. Bel kaslarının zayıf olmasıdır. Bir süreden sonra kaslar yorulur ve kendini salar. Yanlış yapılan spor vücuda daha büyük zarar verir. Dün fizik tedavi hekimlerimiz ve fizyoterapist arkadaşlarımız hayırlı olsuna geldiler ve bu konuyu orada da konuştuk. Duruş bozuklukları, bel ağrıları, fibromiyalji tarzı ağrılar gün içinde yanlış yaptığımız hareketler ve yanlış yaptığımız spordan kaynaklanıyor. Hastalarımızı spora yönlendirmeye çalışıyoruz. Biz burada yalnızca fizik tedavi değil onların yaşam tarzlarında da değişiklik yapmalarını ve sporu hayatlarının bir parçası haline getirmelerini öğreten bir merkez haline gelmek istiyoruz. Buradaki fizik tedavi ekibi çok güçlü, iyi bir takım olacağız ve hastalara nasıl spor yapmaları gerektiğini öğretmeye çalışacağız.

Peki hastalar en çok hangi şikayetlerle geliyor size?

Ortopedi özelinde daha çok diz ve bel sorunları. Bizim Türk toplumu olarak yer ile bir ilişkimiz var. Geleneksel olarak yerde oturmayı seviyoruz. Yer sofrası, namaz kılıyoruz, alaturka tuvalet, bağ bahçe işleri toprakla uğraşmayı seviyoruz, çiftçilikle uğraşıyoruz. Yerde oturmak zor bir eylemdir aslında vücut için, dizler ve bel için zorlayıcı hareketlerdir. Bizde Avrupa ve Amerika toplumlarından farklı olarak Asya’da da böyledir. Onlarda yerde çok otururlar. Bizde ve Asya toplumlarında diz ve bel sıkıntıları çok fazla görülür. Diz üstü çökmek dizdeki kıkırdakları çok fazla sıkıştırır ve ezilmesine neden olur. Yerden kalkarken uygunsuz kalkmak beli çok fazla zorlar. Çok fazla diz büktüğümüzde menisküsü de çok fazla sıkıştırmış oluyoruz. Dejenerasyon dediğimiz yıpranmaya neden oluyor, bu yıpranmalar zamanla yırtığa dönüşebiliyor. Bunlar mekanik probleme neden oluyor çözümü de mekanik olmak zorunda. Şöyle bir kavram vardır tıpta, korumak ve önlemek tedavi etmekten her zaman daha kolay hatta daha ucuzdur.

Son olarak eklemek istediğiniz, okuyucularımıza aktarmak istediğiniz bir şey var mı?

Burada olmaktan çok mutluyum. 2022 benim için radikal değişiklikler ile başladı. Yaşadığım şehri değiştirdim. Kurum değiştirdim. Ama keyifli başladı. Denizli çok heyecan veren bir şehir. Her şey yolunda gidiyor, hastane ve ekibimiz çok iyi. Kendi alanında uzman hocalarımız var. Çok kurumsal bir yer. Büyük bir aile gibi. Kendimi hiç yabancı gibi hissetmiyorum. Buradaki herkes çok yardımcı oluyor. Uzun yıllar burada severek ve keyif alarak hizmet vereceğimi düşünüyorum. Hastalarımız da sağlık sorunlarını ertelemesinler, ertelenen sağlık sorunları daha büyük sorunlara neden oluyor ve yaşam kalitesini düşürüyor. Herkese keyifli okumalar diliyorum, röportaj teklifi ve ilginizden dolayı da çok teşekkür ediyorum.

- Advertisment -spot_img

EN POPÜLER

YORUMLAR