Cuma, Mayıs 27, 2022
Ana SayfaGÜNCELULUSLARARASI DENİZLİ CAM BİENALİ

ULUSLARARASI DENİZLİ CAM BİENALİ

Haber :Bahar BİLİCİ ÖZTÜRK( Sanat eğitimci &Sanatçı)

Fotoğraflar: Akgün AKOVA (Fotoğraf Sanatçısı&Şair)

Bu sene 6.’sını gerçekleştirilen “Uluslararası Denizli Cam Bienali”, 14-17 Ekim 2021 tarihlerinde  “OYUN” temasından hareketle Denizli Büyükşehir Belediyesi Nihat Zeybekçi Kongre ve Kültür Merkezi’nde büyük bir coşkuyla tamamlandı. Sergilerden yarışmaya, canlı performanslardan atölye çalışmalarına, konferanslardan, kısa film gösterimlerine, son olarak 32 cam sanatçısının, cam eserlerini kendi üzerinde taşıdığı giyilebilir cam defilesine kadar pek çok etkinlik dört gün boyunca izleyicilerin beğenilerine sunuldu. Gelenekselleşmiş pek çok ilke imza atan Uluslararası Denizli Cam Bienali’nin yaratıcılarını tanımaya ne dersiniz? Cam Sanatını Denizli’lilere ilk,  Çınar Meydanı’ndaki Horoz Heykeli’ni inşa ederek sevdiren, Cam Bienali ile 2011 den bu yana ilimizde ve ülkemizde cam sanatını ve sanatçılarını tanımamıza vesile olan küratör ve organizatör Ömür ve Fatih Duruerk çiftini haydi daha yakından tanıyalım.

      Merhaba öncelikle keyifle takip ettiğimiz 6.sını gerçekleştirdiğiniz Uluslar arası Denizli Cam Bienali için Denizli halkı ve sanatseverleri olarak sizi tebrik etmek isteriz. Çokça alışık olmadığımız büyük çaplı ve uluslararası düzeyde sanat etkinliklerinden olan Cam Bienali Denizli’mize çok yakıştı. Bu noktada hayallerinizin peşine düşerek bu bienali hayata geçirmek için pek çok çabanızın ve mücadelenizin olduğunu tahmin edebiliyoruz.

Cam sanatını, sizler aracılığıyla tanıdık ve çok sevdik. Ancak biraz da sizi tanıyalım istiyoruz. Ömür ve Fatih Duruerk kimdir, eğitim hayatınız ve kendinizden bahseder misiniz?

Ömür Duruerk: 1984 yılında Denizli’de doğdum. İlk, orta, lise hayatıma burada devam ettim. Dil öğrenmeye yatkınlığımdan dolayı, lisans eğitimime İngiliz Dili ve Edebiyatında başladım. Bu benim için çok keyifli bir serüvendi. Gerek yeteneklerimi gerekse etrafımı keşfetme sürecime büyük katkıları oldu. 4senelik üniversite serüvenim boyunca, 3boyutlu düşünme yeteneğimi borçlu olduğum, Atölye Çamurdan’da seramik eğitimi aldım. İstanbul Cam Ocağı Vakfında Julie Anne Denton ile camla tanıştım. Yurtdışında birçok atölye çalışmasına katıldım ve 2008 yılında Fatih ile beraber atölyemizi kurduk. Halen Kayhan semtindeki atolyemizde çalışmalarımıza devam etmekteyiz.

Fatih Duruerk : 1979 yılında Ankara’da doğdum. Çankaya üniversitesinde endüstri mühendisliği okudum. Küçüklüğümden beri tasarıma olan merakım nedeniyle iç mimarlık bölümünde yan dal yaptım. Kısa süre İstanbul’da makine üretimi yapan bir firmada mühendis olarak çalıştım. Büyükşehirlerden sıkılarak,doğal ve tarihi nimetleri bol olan Denizli’de yaşamayı tercih ettim ve hayalimiz olan Karma Tasarım Atölyesinin temellerini oluşturmak için çalışmaya başladım. 2002 yılından beri Denizliliyim.

*Plastik sanatlardan Cam sanatı ile olan ilk tanışmanız nasıldı? Bu sevdayı neye borçlusunuz?

Ömür Duruerk :Fatih küçüklükten beri tasarıma ve cam gibi şeffaf ve akışkan bir malzemeye meraklıymış. Küçükken ananesinin sobasında cam eritme denemeleri ve çaydanlıktan potası olan bir cam fırını yapmışlığı varmış. Onun önerisi ile, 2005 yılında İstanbul Cam Ocağı Vakfına cam eğitimi almaya gittik.O, kalıpla şekillendirme ben de alevle çalışma kursuna katıldım. Tanıdıkça, çalıştıkça camla olan ilişkimiz tutkuya dönüştü ve mesleklerimizi yapmayarak hayatımıza camla tasarlamaya karar verdik.

Birçok cam tekniği var. Biz atölyemizde 5 tanesini kullanıyoruz. Kendi karakterimize uygun teknikleri seçtik aslında. Benim çalıştığım teknikte ürettiğin şeyin gidişatına müdahale edebilir ve sonucu kısa sürede (diğer cam tekniklerine nazaran) görebilirsiniz. Fatih’in çalıştığı teknikte ise süreç uzundur ve sabır gerektirir. Öngörü ve ileriye dönük hesap yapmak zorunda ve eserinizi fırına yerleştirdiğinizde cam gibi düşünmek ve hissetmek zorundasınız. Bu örtüşmeler de bizim bir parçamız yaptı bu eşsiz malzemeyi. Cam,beni kendine davet etti,ben de memnuniyetle kabul ettim aslında.

Fatih Duruerk : Cam meydan okuyan, mücadeleci bir malzeme. Üstelik bir çok yönden bu özelliklere sahip. Mühendislik vizyonu bu konuda çok işime yarıyor. Özellikle çalıştığım kalıpla şekillendirme tekniğinde analitik düşünme ve sabırla sonuca odaklanma çok önemli. Yapacağım her yeni form çok bilinmeyenli bir denklem gibi. Ömür’ün de bahsettiği gibi karakterlerimizi tamamlayan bir malzeme cam.

*Çınar Meydanı’ndaki dev Cam Horoz Heykeli’nin proje ve tasarım aşamalarını çok merak ediyoruz. Cam Horoz Heykeli’nin gerçekleştirilme hikâyesini sizden dinleyelim mi?

Fatih Duruerk:Hatırlayacağınız gibi, 2012 yılına kadar kent meydanında polyester horoz heykeli vardı, üst yapı çalışmaları nedeniyle Denizli Belediyesi bu heykeli kaldırmak zorunda kaldı ve yerine yenisini koyarken de Denizli halkına yeni horozun malzemesini sordu. Mermer, polyester, eski horoz, bronz diğer seçenekler arasındaydı ancak cam horoz % 75 oy aldı, bize de Denizlili olarak gururla tasarlayıp üretmek düştü.

Ömür,ben ve 2 asistanımdan oluşa 4kişilik bir ekibin 1 yıllık emeği sonucunda ortaya çıktı cam horozumuz. Heykelin üretiminde farklı disiplinler ve teknikler bir araya geldiği için planlama ve projelendirme süreci oldukça zaman aldı. Denizli Belediyesinin üst yapı çalışmalarında belirlenen heykelin yeri ve aynı zamanda belediyenin “halkla iç içe olsun” talebi heykelin niteliklerini belirledi. Heykelin Gazi Bulvarı, Atatürk Caddesi, İstiklal Caddesi ve Lise Caddesi ile olan konum ilişkisini göz önüne alarak fotoğraf kadrajına en uygun boyutta girmesi için heykelin büyüklüğünü optimize ettik. Denizli horozu uzun ötüşü, eşsiz renkleri ve duruşuyla ünlüdür. Biz de heykelimizde bu özellikleri vurgulamaya çalıştık. Özellikle renk ve derinliği en iyi vurgulayacak olan malzemenin de cam olduğu inancındayız. Horozdaki parlak kuyruk, göğüs renklerinin güneşte yanar döner olma özeliği, ibiğin ve sakalın şeffaf kırmızısı camda elde edebileceğimiz özelliklerdi. Camın şeffaflığı ve canlılığı horozun orijinaline yakın yapmamıza yardımcı oldu. Canlı modelle çalışmak için Demirkırı türü Denizli horozu besleyicisi olduk. Aynı zamanda belediyenin favorisi olan horozla birlikte yıllardır kültür bakanlığının tanıtımlarında kullandığı meşhur horozu da heykeli, cam tekniklerine uygun stilize etmemizde bize yardımcı oldu.

Heykelin teknik kısmından da biraz bahsetmek istiyorum. Taşıyıcı iç iskeleti, mühendislik ve statik hesapları yapılmış kaynaklı karelaj yöntemiyle paslanmaz çelikten üretilmiştir. Camı taşıyacak yüzeyler ise karbon fiber malzeme ile oluşturulmuştur. Heykeli teknik açıdan özetlemek gerekirse, içi sağlam ve rijit, dış yüzeyi aksine narin ve esnektir. Bunu sağlamak için kompozit malzemelerden yararlanılmıştır. Füzyon, alevle çalışma ve kalıpla şekillendirme cam tekniklerinin kullanıldığı 7000 parçadan oluşan heykelimizin ağırlığı 1500kg.dir Heykelin kaidesi olan havuz, Pamukkale travertenleri konseptinde tasarlanmıştır. Travertenlerin su adacıkları ideasını taşıyan su basamakları vurguyu güçlendirmek için yine camdan üretilmiştir. Havuz kaidesi dahil heykelin boyu 410cm.dir. Havuz tasarımı da 250 metrekare mermerin elle yontulması ile üretilmiştir.

Fazlasını merak eden olursa ,karmatasarim instagram sayfamızda cam horozumuz EFE’nin ağzından hikayemizi fotoğraflarla beraber inceleyebilir.

* Bildiğim kadarıyla, Denizli Cam Bienali dünyada yapılan ilk ve tek cam sanatına dair bienal. Bu bienale fikri ilk kimden çıktı ve nasıl olgunlaştı? O günkü duygu ve düşüncelerinizle bugün 6. sını düzenlediğiniz Uluslararası Cam Bienali’nin başarısını ve etkilerini tahmin edebilmiş miydiniz? Hadi biraz o günlere dönelim.

Ömür Duruerk: İngiltere , gerek üniversiteleri gerek galerileri ile camda oldukça zengin bir mirasa sahip ve uzun yıllardır cam bienaline ev sahipliği yapıyor. Amerika keza öyle. Biz buların birkaçına katılma imkanı yakaladık. Katılıp üzüldükçe bu neden ülkemizde yok diyorduk. Etrafımızda çok güzel etkinlikler oluyor,şahane sanat eserleri vücut buluyor,büyük sanatçılar bilgilerini paylaşmak için can atıyor ama bunları Türkiye’den sadece 3-5 şanslı kişi görebiliyor.2005-2010 dönemi hep bu özlemle geçti atolyemizde. 2010 yılının sonlarında bir AB fonu bulduk oraya cam festivali planımızı yazıp gerçekleştirmek istiyorduk. Yurtdışı ortaklarım tamamdı ama proje ortağı olarak bir de yerel kuruma ihtiyaç vardı .O zaman biz de belediyenin kapısını çaldık. Projemiz kabul olmadı ama Denizli Belediyesi bu güzel projenin  2011 mayıs ayında gerçekleşmesine ve ülkemize katkı yapmasına destek oldu.

Yurtdışından dünyaca ünlü 5 cam sanatçısını canlı cam gösterisi yapmak üzere davet ettik. Katılımcılar için ücretsiz camla tanışma etkinlikleri, karma cam sergileri, üniversitelerin cam bölümündeki akademisyenlerin ve cam sanayinde öncü firmaların sunumları yer aldı. Oldukça heyecanlı ve yoğun katılımlı bir etkinlikti. Gelişerek ,her seferinde daha da profesyonel bir hal alarak 2013-2015-2017-2019-2021 yıllarında devam etti. Hala, bu kadar zengin içeriği ile ülkemizin tek uluslar arası cam bienaliyiz,hatta etkinliğiyiz.

Heyecan ve amatör ruhla başlayan Uluslar arası Denizli Cam Bienali ,artık bir marka haline geldi. Yurtdışında ve yurtiçinde cam sanatçıları ve öğrencileri arasında beklenen,özlenen bir etkinlik olmaya başladı. Bu da bizi çok mutlu ediyor.

İlk bienalde bienal etkinliklerimizi topluca yapacak bir mekan bulamamıştık. Ve seyyar atölyeler tasarlamak zorunda kalmıştık. Çatalçeşme Parkındaydık.Bugün ise şahane mimari ve olanağa sahip olan Denizli Büyükşehir Belediyesi Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’ndeyiz. Yeni etkinlikler ekleyerek 10.yaşımızı ,bienalimize yakışır şekilde kutladık. Aslında Denizli de kültürel alt yapı anlamında oldukça yol aldı bu 10 senede.  Bu sene sizler de ziyaret ettiniz bienalimizi,çok teşekkür ediyorum bu vesile ile.

* Cam Bienali ile istendiğinde sert bir nesnenin nasıl şekil alabildiğini sizler sayesinde görmeye ve öğrenmeye devam ediyoruz. Bu işin bir püf noktası var mı herkes cam sanatçısı olabilir mi ya da cama şekil verebilir mi, biraz bahseder misiniz?

Ömür Duruerk: İsteyen ,emek veren herkes cama şekil verebilir. Bienalin en büyük mesajı bu aslında. 2011 yılından beri,ziyaretçilerimize cam boncuk yaptırdık. Yaş sınırı olmaksızın isteyen herkes,asistanlarımız yardımı ile şalümoda, camı eriterek şekillendirdi. Kiminin içinde bu ilk ateş büyüdü ve sonrasında kurslara katılarak devam etti ,kimi ise o anda aldığı tadı anlata anlata bitiremedi. Ama ortak nokta, camı tecrübe eden herkesin,  damağında camın keyifli tadının kalmasıydı. Cam, birçok malzeme gibi ilmini ve dilini öğrendiğinizde kolaylıkla çalışılabilen bir malzeme. Ama fırına girdikten sonra kontrol edemeyeceğiniz birçok aksaklık çıkabilir ve günlerce verdiğiniz emek boşa gidebilir. Son ana kadar garantisi olmayan bir malzeme. Bana, sabrı öğreten en kıymetli öğretmenim.

*Gelelim geçtiğimiz hafta sergilemiş olduğunuz etkinliklere, nasıl geçti? Bu seneki bienal performansını nasıl buldunuz, geçtiğimiz seneler ile kıyasladığımızda neler söyleyebilirsiniz?

Ömür Duruerk: Cam kültürü ve farkındalığı oluşturmayı amaçladığı için, sadece kısıtlı bir kesime hitap etmiyor. Her yaş grubuna ve her eğitim/kültür düzeyindeki insana açık. Herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir etkinlik. Böyle samimi ve güçlü bir amacı olunca, gittikçe gelişiyor. Her bienal bir öncekinin üzerine bir tuğla ekleyerek yükseliyor. Tavsiye ve eleştirilere her zaman açığız. Türkiye’nin birçok ilinden, cam sanatçısı, güzel sanatlar öğrencileri ve akademisyenler geliyor. Bu insanların düşünceleri ve geri dönüşleri bizler için çok kıymetli. Her bienal sonrası ger dönüşleri alır değerlendirme yaparız. Eksiğimizi bir sonrakinde kapatmaya çalışırız.

Bu sene, gösteri, sergi ve deneme stantlarına ek olarak Türkiye’de bir ilk olan cam yarışması ve cam defilesini de ekledik. Son derece olumlu geri dönüşler aldık. Katılımcılarımız bir sonraki etkinlik için şimdiden hazırlanmaya başladı bile.

Resmi sayfanızda bu seneki temasını “Oyun” olarak belirlendiğini öğrendik. Yoksa kelimeleri şiirlerinde oyuncak edinen, NationalGeographic, THY Skylife ve Voyager dergilerindeki gezi yazılarından ve fotoğraflarından tanıdığımız Akgün Akova mı isim ve esin babanız ne dersiniz?

Ömür Duruerk: Aslında temamız oyun olduğu için, sanatını oyuncak eden isimleri davet ettik bu sene. Hep cam olacak değil de, bu sene edebiyat da olsun dedik. Akgün Hoca da bizi kırmayarak davetimizi kabul etti. Çok keyifli bir söyleşi ile hayranlarını farklı diyarlara götürdü.

Fatih Duruerk: Akgün Akova çok kıymet verdiğimiz bir isim. Kendisi fotoğraf sanatçısı ve şair. Hayatı bir macera olarak yaşaması ve her olaydan bir hikâye çıkarması, benim hayat felsefem ile çok örtüşüyor. Onun bakış açısı ile bienalimizin fotoğraflanması ve anlatılması da biz cam dostlarına hediyesi oldu. Fotoğrafların bir kısmını sizlerle de paylaşacağız.

*Bu sene bienalde pek çok ilke imza attınız. Bunlardan ilki cam yarışması oldu. Üstelik canlı performansa dayalı sadece ürün odaklı değil süreç-ürün hedefli bir yarışma oldu. Katılımcıların çoğunun Anadolu üniversitesi mezunlarından olduğu dikkatimizi çekti. Ne diyorsunuz yarışma bizce izlencesi çok keyifliydi ya sizin tarafınızdan nasıldı? Bizlerin göremediği neler kaçırdık?

Ömür Duruerk:  Ekibin enerjisi ve performansı şahaneydi. Her bir yarışmacının kendine has tarzı ve ustalığı vardı. Mezuniyetlerinden bu yana kendi atölyelerinde camla çalışan genç yarışmacımız Ayşem,Ece,Güçlü,İsmail ve Vahide geleceğin umudunu, 26 yıllık Ömer hoca ise çekirdekten yetişme ustaları temsil etti diyebiliriz. Yarışma sürprizlerle doluydu. Her gün takımlar kura ile belirleniyordu,dolayısıyla şu takım daha güçlü gibi bir algı asla oluşmadı. Her zaman ekip ruhu olan bir yarışmaydı. Kısa süre içerisinde hem tasarlayıp hem iş bölümü yapmak hem de tasarladıkları eseri üretip nihayete erdirmek gerçekten zorluydu hepsi için. Stres ve heyecan baskınken çok da eğlenceli dakikalar yaşadılar.

Fatih Duruerk:  Yarışma konularını sadece ,ben,Ömür,Mutlu ve Serhat biliyordu. Yarışmacılar, konularını Mutlu’nun sunumu sırasında yarışma anında öğrendi. Bu sürpriz,yarışmayı heyecanlı kıldı. Dekorları ben tasarladım. Özellikle son günkü kar küresi tasarımı beni uzun süre meşgul etti ve yordu. Ortaya çıkan eserleri görünce tüm yorgunluğum hafifledi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

*Dİğer ilki gerçekleştirilen etkinlik ise Kanadalı cam sanatçısı Laura Donefer’in 1989 yılından beri gerçekleştirdiği efsane cam defilesi “GlassFashion Show”. Kendisi ile nasıl tanıştınız? Defile öncesinde zoom kanalıyla canlı bağlantı kurduğunuz Diva Laura Donafer’in mükemmel enerjisi ve coşkusu tüm izleyiciye geçti. Burada düzenlenen defilenin Türk katılımcılar ile gerçekleştiğini biliyoruz. Kendisi defileyi nasıl buldu? Birlikte bir değerlendirme şansınız oldu mu?

Ömür Duruerk:  İlk kez 2016 yılında Cam sanatları topluluğunun etkinliğinde (GAS) Corning Amerika ‘da tanıştık. Laura muhteşem insan ve başarılı bir sanatçı. Yaşının çok çok üzerinde bir enerjiye sahip. Yıllardır yaptığı bu çılgın şova , ben de 2 kere katılmıştım. Corning’de ,omurgamda cam mercanlardan oluşan bir eser taşımıştım. Podyum ve sahne arkasındaki sanatçı arkadaşlarımızla yaşadığımız anlar şahaneydi. Sonra 2018 yılında yine aynı topluluğun toplantısı Murano’da oldu ve bu sefer defile Murano sularında,botlarda gerçekleşti. Podyumumuz tekneydi evet ,doğru duydunuz.

İki deneyim de benim için unutulmazdı ve Laura’ya bu defileyi, Denizli’de yapmayı teklif ettim. Ama pandemi süreci bizi yavaşlattı, seyahatlerimizi kısıtladı . Ben de Laura’dan izin aldım ve cam defilesini Türk sanatçılarla bienalimizde gerçekleştirdik. Fark etmişsinizdir çok renkli eserler vardı. Kimi oldukça profesyonel, kimi daha amatördü. “Ben de bu heyecanı yaşamak istiyorum. Cama aşığım” diyen tüm başvuruları kabul ettik. Bu süreçte pes edenler de oldu . Devam eden 32 kişiyi sahnede izlediniz. Laura 17ekim Pazar günü kapanışta bize zoom ile bağlandı. O da , daha önceki Glass Fashion Show ‘larda giydiği kostümü giymişti üzerine ve bizlere seslendi. Bizi online olarak izledi ve beğenisini iletti. Özellikle sahne ışıkları ve müziklere övgülerini yolladı ve bir dahakine kendisinin de bizzat geleceğine söz verdi.  İnşallah bir sonraki şovumuz uluslar arası sanatçılara da açık olacak.

*Online cam sunularının da gerçekleştirileceğini belirtmiştiniz. Uzaktan eğitim ile sınavımızı pandemi koşullarında vermiş bir toplum olarak nasıl geçti paylaşımlar? Sanatçı ve izleyici tarafından değerlendirmek isteseniz neler söylersiniz?

Ömür Duruerk: Sanatçılar bizzat gelemediği için çok üzgündü. İzleyiciler de öyle. Ne kadar ekrandan o saatte canlı görünseler de, birebir soru sorabilmek yakından izleyebilmek ayrıcalıkmış. Bu bienalde bunun kıymetini gördük. İlk gün, öngöremediğimiz bazı teknik aksaklıklar oldu ama sonraki günlerde telafi ettik. Tüm sunum ve gösterilerin kayıtlarını aldık. İlerleyen günlerde ,dijital olarak takipçilerimizle paylaşacağız.

*Sergiden bahsetmeden olmaz. Sergi tek kelimeyle muhteşemdi. Bu kadar kırılgan ve narin bir plastik malzemenin usta ellerdeki muazzam dönüşümünü bir arada görebilmek Denizli sanatseverleri için iyi bir fırsattı. Dünya sanat bienallerini ve sergilerini aratmayan profesyonellikteki sunum ve oyun kavramı içinde yerleştirilen enstalasyonları izlemek bizi bir parça Avrupalı hissettirdi. Sergiyi izleyenlerden ne gibi geri dönüşler aldınız? En çok hangi çalışma ve yerleştirmeler insanları daha çok etkiledi?

Ömür Duruerk:  Sergiler de 10. Yaşımıza yakışır tatdaydı. Temamız OYUN’a uygun eserler çalıştı sanatçılarımız. Gülin Algül’ün Hayat Treni, Egemen&Derya Vuruşan’ın Cam Kelimeleri, Emel Vardar’ın oyuncu kadınları,Demir Kardaş’ın Yaralı Gemileri, Agah Barış Aksakal’ın Oyuncu Yüzleri, Anadolu Üniversitesi öğrenci sergisi kısmında yer alan Legolar ve Balonlar çok beğeni topladı.

Önceki bienallerde ne oldu sergilerimiz de oldukça ilgi çekti. Lucio Bubacco’nun Adem ve Havva isimli eseri, Candaş Şişman’ın Refraction isimli ses ,ışık ve hareketli camlardan oluşan enstelasyonu bu alanın en çok beğenilen işiydi.

Biealler, toplumda farkındalık oluşturmalı ve ziyaretçilere yeni tecrübeler yaşatmalıdır. Bunu başarabildiysek, ne mutlu bienalimize.

*Cam sanatı ile uğraşmak isteyen sanatseverlere ve genç sanatçı adaylarına öneri ve tavsiyeleriniz var mı?

Ömür Duruerk:  Mutlaka camla tanışsınlar. Cam, insanın hayatını yeniden şekillendiren bir malzeme. Her insana farklı kapılar, ufuklar açıyor.

Fatih Duruerk:  İyi niyet ve samimiyetle başlanan her iş sizi başarıya götürür. Gençler asla pes etmesin ve kolayı seçmesin. Cam, mücadeleci, insanı geliştiren ve daima dinamik tutan bir malzeme.  Bir yolunu bulup herkes camla tanışmalı.

* Cam Sanatı ile Denizli kültür ve sanat ortamına katkıda bulunduğunuz için ve değerli vaktinizi bizlerle paylaşıp bize sohbet fırsatı verdiğiniz için ayrıca teşekkür ederiz. İçinizdeki yaratıcı enerji ve ejder ateşininiz hiç sönmesin. Bir sonraki bienale görüşmek ümidiyle.

Ömür ve Fatih Duruerk:  Teşekkür ederiz ilginiz ve güzel dilekleriniz için. 2023 ‘te yine dopdolu içerikle “Oyun Devam Ediyor” teması ile görüşmek üzere.

- Advertisment -spot_img

EN POPÜLER

YORUMLAR