Kaç yılımız kaldı hakkını vereceğimiz? Daha kaç yıl? Hep bunu düşünürüm. Kimseye, hiçbir şeye aldırmadan, kim ne der ne düşünür diye düşünmeden doya doya yaşayabileceğimiz kaç yıl? ’’Yaşadım’’ diyebilmek. İşte bütün mesele bu!
Hep kötü şeyler bize hayatın kısa olduğunu anımsatır. Biri ölür, hastalanır hayatını kaybeder ve biz o on deriz ki işte hayatta hiçbir şeyin kıymeti yok. Kalp kırmamalı, yapmak istediklerini sonraya bırakmamalı hayatı yarın ölecekmiş gibi yaşamalı. Ama bunu birçok kişi yapmaz.
Hep hayallerim oldu geleceğe dair. Küçük hayaller beni mutlu edecek. Hala daha devam etmekte bu hayaller. Mesela, küçük bir kıyı kasabası, bahçe içinde bir ev. Sabah kalktığımda mis gibi denizin kokusunu alabileceğim ve verandasından oturduğumda hayaller kurabileceğim. Sabah kalkıp yürüyüş yapmalı, denize girip uyanmalı, sonra gelip yemyeşil bahçemde kahvaltı hazırlamalı keyif yapmalıyım. Bahçemde sebzeler yetiştirmeli, gelen misafirlerime ikram etmeliyim. Akşamları dostlarım gelmeli onlara ellerimle yemekler hazırlamalı ve iki kadeh rakımızı içmeli keyfe gelip şarkılar söylemeliyim. Eh bide yanımda bir hayat arkadaşı olursa çifte keyif olur. Bu gün olur yarın olur ama elbet bir gün olacak cünkü olması için savaş vereceğim asla pes etmeyeceğim.
Hayatta hiç keşkelerim olmadı benim. Çünkü inandığım her şey uğruna savaşlar verdi bedenim, ruhum, kalbim ve aklım. Oldu ya da olmadı ama en azından denedim. Denemeden pes etmedim. Yaşadıklarımdan hiç pişmanlık duymadan savaştım. Umudumu asla yitirmedim. Çünkü hayat, umudunu kaybettiğin yerde biter!
İnandığınız şeyler uğruna savaşmaktan hiç vazgeçmeyin. Çünkü yapmadıklarınız pes ettikleriniz için bir gün sakın keşke demeyin….


