ÖLÜMSÜZ AŞIKLAR ”DANTE VE BEATRİCE”

Danteye  ilham kaynağı olan ölümsüz aşkı “ Beatrice”

 “Sen de görseydin eğer, bizi tutuşturan sevgiyi açığa vururdun hemen düşüncelerini.”

“Ölümlü bedenimle nasıl sevdimse seni, bedensiz de seviyorum.”

İlahi Komedya/Dante

14. yüzyıl İtalyan şairi Dante: Aşkı bulmuş bir adam…

Kim istemez ki Dante’nin sevdiği kız Beatrice olmayı, hangi kadın istemez?

Sadece iki kere gördümüş  Dante ölümsüzleştirdiği Beatrice’ı. Sadece iki kez!

12 yaşında evlendirildi Dante ama  9 yaşında görmüştü  8 yaşındaki Beatrice’ı ilk defa. İlk görüşte aşktı onunki. 19 yaşında, ikinci sefer yolda beyaz güzel bir elbisenin içinde adeta melek gibi ona selam vermişti Beatrice. Zaten en büyük ve tek aşkı olan Beatrice’ı sadece iki sefer gördü ve ölene kadar onu sevdi.

Evli olduğu kadına tek bir satır bile yazmayan Dante tüm satırlarını, kelimelerini Beatrice’e armağan etmiştir.

Nereden tanışıyorlardı Dante ve Beatrice?

Beatrice’in ailesiyle ailecek tanışıyorlardı. Hiçbir zaman dile getirmedi aşkını, içinde kocaman bir kıvılcım kaldı hep.

Son görüşmelerinden sonra Beatrice, Floransalı bir şövalyeyle evlendi. Asıl melankolik ve Dante’yi derinden etkileyen kısım ise Beatrice’in evliliğinden iki yıl sonra ölmesiydi. Dante içinde kopan fırtınayı ve hiç sönmeyen yangını “Ölmemişim ama diri de değilim; bir nebze aklın varsa tasarla ne hale geldiğimi,Yaşamla ölümden yoksun kalınca…” sözleriyle ifade etmiştir.

On sekiz yaşına gelmiştir Dante, sokakta ikinci kez görür Beatrice’yi, beyazlar içindedir ve Dante’ye selâm verir. Hepsi bu kadar ama büyük sevgi besler Dante, aşktır bu, nitekim bunu İlahi Komedya’da görürüz, Yeni Hayat’ta da! Trajik olan –başka biriyle evlenmiş olan– Beatrice’nin yirmi dört yaşında (1290) ölmesidir: “Beatrice’nin ölümü Dante’nin sevgisine mistik özellikler de ekler. Sevdiği kadının ölümü üzerine uzun süre iç dünyasına” kapanarak Dante’nin kendini dinlediğini belirtiyor

   Kimi edebiyat eleştirmenleri, Dante’nin tüm önemli eserlerini hiçbir zaman kavuşamadığı güzel Beatrice’e duyduğu bitimsiz aşkın ilham ışıkları altında yazdığını söylerken, diğer bazıları ona kavuşmuş olsaydı bütün bu muhteşem edebiyat eserlerinin hemen hiçbirinin ortaya çıkmayacağını söylemekte hiç tereddüt etmemişlerdir ve bana göre bu çok etkileyici bir doğrudur. Dante Beatrice’e kavuşsaydı, ona duyduğu aşk entropinin acımasız yasalarına ne kadar dayanabilirdi dersiniz?! Açıkçası, o konuda pek iyimser değilim. En azından, bugün için repertuarımızda yer kaplayan biri haline gelemeyeceğinden emin olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim.

İlk kitabı olan Yeni Hayat’ta ölümsüz ve en büyük aşkı olan Beatrice’dan bahsediyor.

Hayatın dinginliğini en çok tehdit eder görünen dört düşünce vardı.

Bunlardan birincisi şudur:

Aşkın efendiliği iyidir çünkü o; ona inanan kişinin ruhunu bayağı şeylerden uzak tutar.

İkincisi:

Aşkın efendiliği iyi değildir, çünkü ona inanan kişi ne denli inanç beslerse ona, o denli ağır ve acılı anlar yaşamak zorunda kalır.

Üçüncüsü:

Öyle tatlıdır ki aşkın adını duymak, işleyişinin de yalnız tatlı şeylerde bulunuyor olması olanaksız bence. “Nomia sunt consequentia rerum” diye yazılmıştır. Çünkü: Adlar imledikleri şeylerin sonucudur.

Dördüncü düşünce ise şuydu:

Aşkın, uğruna beni bunca kanattığı kadın, yüreği kolayca coşan öteki kadınlara benzemez?

Yazımını 1320 yılında tamamladığı Cennet, Araf ve Cehennem üçlemesi İlahi Komedya’da devam ediyor Beatrice’a olan aşkını anlatmaya.

Dante için Beatrice onun başyapıtları oluşturan, ona güç ve ilham veren ve daima aşk ile yaşamasını sağlayan tamamen gerçek bir karakterdir. Yani Dante’yi Dante yapan; Beatrice ve ona duyduğu aşktır.

Bir cevap yazın