TÜRKİYE’NİN MOR CENNETİ: KUYUCAK KÖYÜ

Lavanta, mor çiçekleri ve mis gibi kokusuyla büyüleyici görüntüler sunan bir çiçek. Yalnızca güzel görüntüsü ve hoş kokusuyla değil şifalı özellikleriyle de bilinir. Parfümeriden gıdaya, kozmetikten, tıbba kadar pek çok endüstri alanında ham madde olarak kullanılan bu aromatik bitki son yıllarda turizm alanında da ilgi odağı olmuş durumda. Çiçeklenme dönemi ve hasat zamanı uçsuz bucaksız lavanta tarlaları pek çok turisti ağırlıyor. Lavantanın dünyadaki başkenti sayılan Fransa’nın ünlü Provans bölgesini geride bırakmaya aday bir köyden bahsedeceğiz sizlere.

BİNNUR OLCAYTÜRKAN

Henüz ismini duymadıysanız çok şey kaçırmışsınız demektir. Yanı başımızda bulunan Kuyucak Köyü, Fransa’yı tahtından etmeye aday durumda. Türkiye’nin lavanta üreteminin %93’ünü bu küçük köy tek başına karşılıyor. Misafirperver köy halkı geçimini bu eşsiz çiçekten sağlıyor ve her yıl köylerini ziyaret eden yerli ve yabancı on binlerce turisti ağırlıyor. Torosların eteğinde bulunan bu masalsı köy, dillere destan gülleriyle ünlü Isparta’nın Keçiborlu ilçesine bağlı. Isparta’ya 50 km mesafede bulunan Kuyucak Köyü’nde 150 hane var ve burada yaşayanların sayısı topu topu 250 kişi. Lavantaların çiçeklenme dönemi Haziran ayında başlıyor ve hasat zamanı olan Temmuz sonuna kadar mor bir cenneti anımsatıyor. Mis gibi kokusu da cabası tabi ki. Alternatif turizm adreslerinin başında gelen Kuyucak Köyü,yılların emeği ve sabrının sonucu olarak her geçen yıl bir önceki yıldan çok daha fazla turisti ağırlıyor. Lavanta köylüler için bir yaşam şekli olmuş durumda. Lavantadan ilham alınan onlarca çeşit ürünü tatma ya da satın alma imkanına sahipsiniz. Yaşayacağınız görsel şölen de unutulmaz bir deneyim olacak. 

KURAK TARLALARDAN MOR CENNETE

Herşey bundan yıllar önce, kurak, susuz ve ekim yapılamayan tarlalar boş kalmasın diye ilk lavanta fidelerinin toprakla buluşmasıyla başlamış. 1975 yılında toprakla buluşan ilk lavanta fideleri bugün 3 bin hektar alana yayılmış durumda ve Kuyucak Köyü tek başına Türkiye’nin lavanta üretiminin %93’ünü karşılıyor. Bu bölgedeki potansiyeli fark eden Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kuyucak Köyü’ne destek olmuş ve burada yaşayan çiftçilere özel eğitim vermiş. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yanı sıra Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı ve Anadolu Efes’in “Gelecek Turizmde” adlı kalkınma programı hep birlikte çalışarak Kuyucak Köyü’nü “Lavanta Diyarı”na dönüştürmüş. Bunca yılın eğitimi ve emeği sonunda meyvelerini vermiş ve bugün Kuyucak Köyü tam bir mor cennete dönüşmüş durumda.

Ekonomiye sağladığı katkıların yanı sıra ciddi bir turizm çekim noktası olmayı başaran Kuyucak Köyü, her yıl Haziran ve Temmuz aylarında on binlerce turisti ağırlıyor. Rüya gibi mor lavanta çiçeklerinin göz alabildiğine uzandığı tarlalar, Temmuz ayının sonuna kadar ziyaretçilerini büyülüyor. Lavanta hasadı şenlikleri de yine ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Lavanta tarımı, sonyıllarda turizmlebirleşince Kuyucak Köyü de lavanta tutkunlarının akınına uğrar hale gelmiş. Birkaç yıl öncesine kadar adını kimsenin duymadığı bu şirin köy, bugün dünyanın bir çok ülkesinde adından övgüyle söz ettirip;herkesin görmek için birbiriyle yarıştığı bir cennete dönüşmüş durumda.

HERYERDE ve HERŞEYDE LAVANTA VAR

Kuyucak Köyü’nü ziyaret eden misafirler bu mis kokulu büyülü ortamın keyfini yaşarken kendi elleriyle lavanta toplamayı da ihmal etmiyor. Ziyaretiniz esnasında köyde üretilen lavanta suyu, lavanta çayı ve lavanta yağı gibi birçok doğal üründen satın alıp sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz. Ayrıca lavantalı dondurma, lavanta keki, lavantalı kurabiye ve lavanta kahvesinin tadına bakmayı da unutmayın.

Köyde kaldığınız süre boyunca şirin pansiyonlara dönüştürülmüş köy evlerinde konaklayabilirsiniz. Ayrıca lavanta tarlalarının büyüleyici görüntüsünden uzaklaşmadan köyün yakın çevresinde bisiklete bineceğiniz, yürüyüş ve kamp yapabileceğiniz başka doğal güzellikler de bulunuyor. Eğer siz de hem yerel turizme destek olmak hem de uzaklara gitmeden lavanta tarlalarında özgürce dolaşmak isterseniz, Türkiye’nin mor cennetini keşfetmekte geç kalmayın!