Cuma, Temmuz 30, 2021
Ana Sayfa KÜLTÜR SANAT BEŞ ÜNLÜ TABLONUN SUBLİMİNAL MESAJLARI

BEŞ ÜNLÜ TABLONUN SUBLİMİNAL MESAJLARI

Subliminal mesaj veya bilinçaltı mesaj, başka bir objenin içine gömülü olan bir işaret ya da mesajdır ve normal insan algısı limitlerinin altında kalmak, o anda fark edilmemek üzere tasarlanmıştır. Subliminal mesajlar, çeşitli iletişim yöntemleriyle bilinçaltımıza işleniyor. Bundan yüzlerce yıl öncesinde de bu tarz bilinçaltı mesajları verilen çeşitli sanat eserleri üretildi. Bunların en ünlülerinden 5 tabloyu sizler için derledik.

LEONARDO DA VİNCİ’NİN ÖLÜM MELODİSİ

Şifre, sır, gizem denilince akla en çok Leonardo Da Vinci geliyor sanırım. Da Vinci, bir mucit, mimar, heykeltraş, ressam, sanatçı ve herşeyden önce bir bilim adamıydı kuşkusuz. Gizemlerle dolu hayatı boyunca, kendisi kadar gizemli pek çok sanat eseri bıraktı geride. Bunlardan biri de en az Mona Lisa kadar ünlü olan “Son Akşam Yemeği” tablosudur. Leonardo Da Vinci, bu tablosunu 1490 yılında yaptı. O günden buyana pek çok restorasyon gören tablo, onlarca sırra sahip ve sayısız komplo teorisyenine ilham kaynağı olmuş durumda. Tablo, sadece komplo senoryaları sevenlerin değil değişik branşlarda uzman olan bilim adamlarının da ilgisini çekmeye devam ediyor. Dahi sanatçı Leonardo Da Vinci’nin yüzyıllardır çözülemeyen gizemli tablosuna yakından bakalım…

“Son Akşam Yemeği” Devasa Boyutlarda

Evet, bu eserin orijinal hali 4.6 x 8.8 metre boyutlarında ve bir müzede bulunmuyor. Leonardo Da Vinci bu tabloyu 1490 yılında, İtalya Milano’da Santa Maria Delle Grazie Manastırı’nın yemekhanesinde bulunan bir duvara yapmıştır. Da Vinci’nin bu tabloyu yaparken kullandığı teknik zamana yenildi ve tablonun boyaları bir süre sonra dökülmeye başladı. Çeşitli restorasyonlar gören tablo II. Dünya Savaşı sırasında da hasar gördü. En sonunda 1980 yılında 19 yıl sürecek bir restorasyon çalışması başladı. Bu çalışma sonrası, tabloda Da Vinci’den geriye pek bir dokunuş  izi kalmadı.

Hz. İsa İhaneti Açıklıyor

Pek çok kişi bu tabloda, Hz. İsa’nın Romalı askerler tarafından yakalanıp, çarmıha gerilmeden önceki akşam, havarileri ile birlikte yediği son yemeğin tasvir edildiğini düşünür fakat gerçek çok daha başkadır. Burada Da Vinci, Hz. İsa’nın havarilerine içlerinden birinin kendisine ihanet edeceğini söylediği anı tasvir eder. Tabloda, ihanet edileceğini duyan havarilerin o anda verdikleri tepkiler resmedilmiştir.

Son Akşam Yemeği 3 Yılda Tamamlandı

Leonado Da Vinci, eserlerini yaparken sürekli gecikmesi, yavaşlığı ve fikir dağınıklığı ile bilinir. Bazen bir haftada bitireceği bir eseri, aylarca hatta yıllarca bitirememiştir. Bunun nedeni, eser ile uğraşırken aklına başka bir şey geldiğinde, çalışmayı bırakıp onunla ilgilenmesiydi. Da Vinci, “Son Akşam Yemeği”ni üç yılda tamamladı. Sebebi ise resimdeki her yüz için Milano sokaklarında model arayışıydı. Hz. İsa ve ona ihanet eden Yahuda dışında tüm yüzleri bulan Da Vinci, uzun arayışı sonunda Hz. İsa için de bir yüz modeli buluyor. Ancak ihanet eden Yahuda için bir türlü yüz bulamıyor. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra Yahuda’nın yüzünü de buluyor. Ancak hapishanede bulduğu o yüzün sahibi Da Vinci’ye “Beni tanıdınız mı, ben bu resimde Hz. İsa’nın yüzü için de modellik yaptım” diyor. Yani resimde Hz. İsa ve hain Yahuda aynı yüze sahip.

Tablo İçindeki Gizli Notalar: Leonardo Da Vinci’nin Ölüm Melodisi

Bazı müzisyenler tabloda verilmek istenen mesajın figürlerde değil, Da Vinci’nin tabloda özel olarak kodladığı ve belirgin bir kompozisyonu oluşturan müzik notaları olduğunu iddia etmiştir. Öyle ki, İtalyan müzisyen Giovanni Maria Pala 2007 yılında bu notaları birleştirerek ortaya 48 saniyelik bir müzik çıkarmıştır.

DÜNYANIN EN ÜNLÜ YÜZÜ: SIRLARLA DOLU MONA LİSA

Dünyanın en ünlü yüzü hiç kuşkusuz Mona Lisa’nın yüzüdür. Kadın mı yoksa erkek mi olduğu konusunda dahi fikir birliği sağlanamayan bu eser, yine gizemler üstadı Leonardo Da Vinci’ye ait. Mona Lisa, küçücük bir tablo olmasına rağmen asılı durduğu duvardan dünyanın hemen her köşesine sızmış durumda. Hakkında hergün yeni bir araştırma yapılan tablodaki detaylara bir türlü nokta konulamıyor. Kaşlarından gülümsemesine, duruşundan kim olduğuna dair bitmek tükenmek bilmeyen tartışmaların ve bilimsel çalışmaların ardı arkası kesilmiyor. Çalındığında bile bir müzenin ziyaretçi akınına uğramasına neden olan dünyadaki tek eser muhtemelen Mona Lisa’dır.

Mona Lisa’nın Gözlerindeki Sır Ne?

Mona Lisa hakkında yüzlerce teori ortaya atılmıştır, bunlardan biri de gözlerinin içine büyüteçle bakıldığında görülen küçük numara ve harflerdir. Sağ gözünde muhtemelen sanatçının isminin baş harflerini ifade eden “L – V” harfleri; sol gözünde ise çözülemeyen semboller bulunmuştur. Arka plandaki köprüde 72, resmin arka kısmında ise 169 sayısı görülür.

Louvre Müzesi’ndeki Mona Lisa Orijinal Mi?

Mona Lisa, bulunduğu Louvre Müzesi’nden 1911 yılında Vincenzo Peruggia tarafından çalındı. Bu haberin duyulmasının ardından, tablonun boş kalan yerini görmek için insanların akın akın müzeye gittiği kayıtlara geçmiş. Louvre Müzesi’nde şu anda sergilenen tablonun, orijinali çalındığı sırada yeri boş kalmasın diye yapılan altı kopyadan biri olduğu hala söylenir.

Kurşun Geçirmez Camla Korunuyor

Tabloyu saatte ortalama 1.500 kişi ziyaret ediyor. Söz konusu şaheser, 20 derecelik ısıda ve 3 kat kurşun geçirmez camın arkasında korunuyor. Zira 1956 senesinde üzerine asit dökülmek suretiyle saldırıya uğrayan tablonun restorasyonu seneler sürmüş; restorasyon sırasında tablonun büyük bir bölümü yeniden boyanmış. Mona Lisa, yılda bir kez yerinden indirilerek temizleniyor. 

Mona Lisa Aslında Kim?

Mona Lisa’nın aslında kim olduğu hakkında diğer konularda olduğu gibi pek çok teori var. Kesin kimliği konusunda spekülasyonlar devam etse de rivayetler arasında “Fransız bir tüccarın eşinin portresi” olduğu var. Diğer bir rivayet ise; Floransa ve Toskana bölgesinin hakimi, ünlü İtalyan Medici Ailesi’nin akrabası, zengin bir burjuvanın kızının portresi olduğu yönünde. Başka bir söylenti de; Mona Lisa’nın, Leonardo’nun bizzat kendisi olduğu yönündedir. Bitti mi sandınız? Bitmedi. Daha çok ses getiren bir rivayet daha var ki o da; Da Vinci’nin, asistanı Gian Giacomo Caprotti da Oreno ile eş cinsel bir ilişki içinde olduğu ve “Mon Salai” (benim küçük şeytanım) diye hitap ettiği sevgilisine, Mona Lisa’nın manzara resminin bir parçası olan şeytan köprüsünü resmederek atıfta bulunduğudur. Resmin Salai’ye fazlasıyla benzemesi de ayrıca dikkatlerden kaçmaz. Leonardo’nun Oreno’ya taktığı lakap olan Mon Salai’nin de Mona Lisa’nın anagramı olduğu dikkat çekici bir ayrıntıdır.

Mona Lisa’nın Gizemli Gülümsemesi Neyi Saklıyor?

Sanat tarihçilerini en çok meşgul eden şey, Mona Lisa’nın gizemli tebessümü. Kimi araştırmacılara göre Mona Lisa bir sır saklıyor ve bunu yüz hatlarından belli ediyor. Bitmek tükenmek bilmeyen “Bu kadın gülümsüyor mu, yoksa acı acı tebessüm mü ediyor?” sorunsalına yeni bir araştırma konusu daha eklendi. Altın orandı, gülümsemeydi derken sonunda Mona Lisa’nın yüzündeki duygu dağılım oranları da tespit edildi. Araştırmacılara göre Mona Lisa yüzde 83 mutlu, yüzde 9 tiksinti içinde, yüzde 6 korkuyor ve yüzde 2 öfkeli. Bu sonuca Amsterdam Üniversitesi ile Illinois Üniversitesi’nin ortak hazırladığı “bilgisayarla duyguları tanıma programı” kullanılarak ulaşılmış.

İHTİYAR BALIKÇI ASLINDA KİM?

Tivadar Kosztka Csontvary’nin ünlü “İhtiyar Balıkçı” tablosundan bahsediyoruz. Tivadar Kosztka Csontvary bu tablosunu 1902 yılında yaptı. Fakat tabloya dikkatli gözlerle baktığınızda dehşete düşüyorsunuz. Zira tablonun bir gizemi var. Resmi ortadan ikiye bölüp, bölünen yere ayna yerleştirdiğinizde iki farklı görüntüyle karşılaşıyorsunuz. Yansımaların bir tarafında yaşlı bir adamın huzur içinde ellerini çenesinin altında birleştirdiğini ve arkasında çarşaf gibi durgun bir deniz görülüyor. Diğer yansımada ise balıkçının gerçek bir şeytana dönüştüğü ve şeytanın arkasında azgın dalgaların yükseldiği görülür. Yaptığı tabloların içine sırlar yerleştirmeyi seven ressam, bu eserinde insanların içinde hem iyinin hem de kötünün var olduğunu anlatır.

PAPAYA HAKARET!

Michelangelo’nun ünlü Zekeriya tablosu dönemin papasına hakaret eden bir ayrıntıyı gizlemektedir Rönesans döneminin en önemli sanatçılarından biri olan Michelangelo, geriye pek çok eser bıraktı. Eserlerinde pek çok gizemi barındıran Michelangelo, 1505 yılında Papa II. Julius için bir tablo yapar. Fakat II. Julius nefret edilen biridir. Ünlü ressam yaptığı tabloda Peygamber Zekeriya tasvirini Papa II. Julius’a benzetmiş ve ondan ne kadar nefret ettiğini göstermek için resme gizli bir mesaj yerleştirmiştir. Bu resimde Zekeriya’nın arkasına yerleştirilmiş iki çocuktan biri, o dönemde ağır bir küfür olarak bilinen bir el hareketi yapmaktadır. Papa, tabloyu Vatika’nın en gözde noktasına yerleştirmiş ve her gün oradan geçerken onurlandığını sanırken aslında yapılan el hareketiyle hakarete uğramaktadır. 

KÜÇÜK MOZART TABLOSU’NUN MASONİK ŞİFRELERİ

Müzik dünyasının en önemli şahsiyetlerinden biri olan Mozart’ın daha 6 yaşındayken çizilen bu resmi, Mozart’ın çocukluktan itibaren gizemli mason örgütüne mensup olduğu iddialarına neden olmaktadır. Tüm dünyayı etkileyen Mozart’ın ilerleyen yaşlarında mason olduğu zaten bilinen bir gerçek. O dönemlerde gömleğin ya da ceketin cebine el sıkıştırarak poz vermek; o kişinin masonluğa adanmışlığının göstergesiydi. Profesyonel müzik hayatında bir çok parçasını mason örgütüyle ilişkilendiren Mozart’ın daha 6 yaşındayken örgütün bazı ilkelerini edindiği düşünülüyor.

- Advertisment -

EN POPÜLER

YORUMLAR

Ferda Alaybeyi on BİZE CORONAVİRÜS YAKIŞIR